Gereksiz konuşmak üzerine

Sorularınızı bu forum altında paylaşabilirsiniz.

Moderatör: Co-Moderatör

Cevapla Önceki başlıkSonraki başlık
Kullanıcı avatarı
fika
Sürgün
Mesajlar: 42
Kayıt: 20 Mar 2018, 15:05
Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 26

#1

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 15:32

Öğretide derinleşmeye ve insanlarla iletişimlerde farkındalığa başlasam da diyaloglarda gereksiz cümleler kuruyorum. Yani, herhangi bir konu da olsa; "bu böyle, şu şöyle" diye gereği olmayan konuşmalarla diyaloğu uzatıyorum. Eski akıl verme hastalığından dolayı devam ediyorum gibi geliyor bana.

İşin en kötü kısmı da bunun farkında olup istemeyerek bunu sürdürmem. Yani çok dikkat etmedikten sonra basıp geçemiyorum. Farkındalığım şu ki, alfamı görmeye başladıkça azalıyor. Benim tahminime göre özümde konuşkan biri olmadığım yönünde. Ters bir paradoks olmasa zaten saha görevlerinde tcma örnekleriyle bunu işlemezdi diye düşünüyorum.

Sizlerin gereksiz konuşmamak adına tavsiyeleri nelerdir?
Kullanıcı avatarı
Bold
1. Nesil
Mesajlar: 167
Kayıt: 04 Haz 2018, 17:45
Teşekkür etti: 59
Teşekkür aldı: 136

#2

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 19:57

- Evet ya da hayır ile cevap verebileceğin soruların ardından herhangi bir açıklama yapma.

Örnek:
S: Bizim evi taşıyacağız da fika akşam üstü yardıma gelsen olur mu?
C: Hayır

- Evet ya da hayır ile cevaplanmayacak sorulara da net ve açık cevaplar ver.

Doğru Örnek:
S: Akşam ne yemeğe gidelim?
C: Biftek ve patates

Yanlış Örnek:
S: Akşam ne yemeğe gidelim?
C: Ya bilmem ki benim canım aslında pizza çekiyor ama hamburger de olabilir gibi, kara veremedim sen ne dersin?

Tabi bunun içselleşmesi için kendinden emin, onay alma arzusu olmayan, tereddütsüz karar veren birisi olman gerekiyor. Ne istediğini bilmen ve önem önceliğini sıralaman bu işi çok kolaylaştırır. Fakat yine de kendini net cevaplar vermeye ve hızlı kararlar almaya alıştırabilirsin. İlk başta bilinçli bir şekilde, meseleyi uzattığını fark ettiğin an kısa kesiver. Zamanla daha rahat olacaksındır.
Kullanıcı avatarı
hoca dehanni
1. Nesil
Mesajlar: 171
Kayıt: 18 Mar 2018, 15:28
Teşekkür etti: 52
Teşekkür aldı: 302

#3

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 20:34

Bold yazdı:
01 Kas 2018, 19:57
- Evet ya da hayır ile cevap verebileceğin soruların ardından herhangi bir açıklama yapma.

Örnek:
S: Bizim evi taşıyacağız da fika akşam üstü yardıma gelsen olur mu?
C: Hayır

- Evet ya da hayır ile cevaplanmayacak sorulara da net ve açık cevaplar ver.

Doğru Örnek:
S: Akşam ne yemeğe gidelim?
C: Biftek ve patates

Yanlış Örnek:
S: Akşam ne yemeğe gidelim?
C: Ya bilmem ki benim canım aslında pizza çekiyor ama hamburger de olabilir gibi, kara veremedim sen ne dersin?

Tabi bunun içselleşmesi için kendinden emin, onay alma arzusu olmayan, tereddütsüz karar veren birisi olman gerekiyor. Ne istediğini bilmen ve önem önceliğini sıralaman bu işi çok kolaylaştırır. Fakat yine de kendini net cevaplar vermeye ve hızlı kararlar almaya alıştırabilirsin. İlk başta bilinçli bir şekilde, meseleyi uzattığını fark ettiğin an kısa kesiver. Zamanla daha rahat olacaksındır.
Kanka insanlara balık vererek bir kalıba sokman yanlış. Bu sosyal ilişkiler kişinin kendi nüanslarını değerlendirmesiyle hallolur. "Şu tarz sorularda şöyle de böyle kısa cevap ver" felan hiçbir şeyi çözmez.

@fika

Kanka bu gereksiz akıl verme, kendinin "bilgin boy" olduğunu dışarıya kanıtlama çabaları egodan kaynaklı. Yani kendini tatmin etme isteği var. Konuşmaların gereksiz uzatılmasının da o beklenilen tatmini almaya zorlamanın sonucu olduğunu düşünüyorum. Sen tatmini alamadıkça zorluyorsun, zorladıkça batıyorsun böyle döngü halinde gidiyor. Bunu da aklını güçlendirerek, kendini keşfederek aşabilirsin.

Not: Kendini bir tavra odaklarsan kasılırsın. Yani "şimdi bu adama net cevaplar vereceğim evet, hayır tarzı" diye düşünürsen yaptığın rol olur sadece kendine zarar verirsin.
Kullanıcı avatarı
Bold
1. Nesil
Mesajlar: 167
Kayıt: 04 Haz 2018, 17:45
Teşekkür etti: 59
Teşekkür aldı: 136

#4

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 21:31

@hoca dehanni : kanka bu dediklerini fika tahminimce zaten biliyordur. Bazen olayları somutlaştırma adına böyle örnekler vermen gerekir. En altta yazdığımı okursan zaten detayı belirtmişim.
Ekstradan insanın bu tip durumları fark ettiğinde yanlışlarını bilinçli olarak törpülemesinin fayda getireceğini düşünüyorum. Yani uzun boş konuştuğunu fark ettiği anda kısa kestikçe zamanla buna alışır. Yine bu farkındalığı da kendisi geliştirecektir. Burada bir kesit-örneklendirme verdiğinde al aynısını hiç sorgulamadan devamlı uygula olarak değil de, yapılan bir canlandırma olarak algılarsan daha doğru olacaktır. Bu arkadaş yine kendi nüansları değerlendirecek ve kendi bildiğini, mantıklı geleni yapacaktır.
Kullanıcı avatarı
hoca dehanni
1. Nesil
Mesajlar: 171
Kayıt: 18 Mar 2018, 15:28
Teşekkür etti: 52
Teşekkür aldı: 302

#5

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 22:10

- Evet ya da hayır ile cevap verebileceğin soruların ardından herhangi bir açıklama yapma.

Örnek: 
S: Bizim evi taşıyacağız da fika akşam üstü yardıma gelsen olur mu?
C: Hayır

- Evet ya da hayır ile cevaplanmayacak sorulara da net ve açık cevaplar ver. 

Doğru Örnek: 
S: Akşam ne yemeğe gidelim? 
C: Biftek ve patates

Yanlış Örnek:
S: Akşam ne yemeğe gidelim?
C: Ya bilmem ki benim canım aslında pizza çekiyor ama hamburger de olabilir gibi, kara veremedim sen ne dersin?
Bunun cevap verdiğin kişiye veya burayı okuyanlara hiçbir faydası yok üstüne zararı var çünkü bir temeli yok. Yani şöyle yap ama neden? Bunun cevabını kişi kendisi anlamadığı sürece çözüme ulaşamaz. Anlamını bilmeden bazı sosyal dinamikleri, bazı tavırları tekrarlaya tekrarlaya otomatikleştirebilir ancak bu yapılanın bir rol olduğu gerçeğini değiştirmez. Yani binanın temelini sağlam atacaksın.

Somutlaştırma olayına gelince bunu başlıkta görürüz mesela tcma'nın diğerlerine verdiği cevapları inceleriz ondan öğreniriz ancak senin burada yaptığın olayları bir kalıba sokup tek açıdan baktırmak oluyor. Tcma'da ise olayların dinamiğini gözlemleyebilirsin nüansları değerlendirir çıkarım yaparsın. Tavrından öğrenirsin felan. Burada öyle bir durum yok düz "a yaparsa b, c yaparsa d yap" gibi lanse etmişsin durumu.
Kullanıcı avatarı
Bold
1. Nesil
Mesajlar: 167
Kayıt: 04 Haz 2018, 17:45
Teşekkür etti: 59
Teşekkür aldı: 136

#6

Okunmamış mesaj 01 Kas 2018, 22:54

@hoca dehanni : Ben kişinin amacını ve nedenini ayırt edebileceğini düşünüyorum. Bu meseleyi uzatmayacağım, farklı düşünüyoruz.
Kullanıcı avatarı
hoca dehanni
1. Nesil
Mesajlar: 171
Kayıt: 18 Mar 2018, 15:28
Teşekkür etti: 52
Teşekkür aldı: 302

#7

Okunmamış mesaj 02 Kas 2018, 00:07

Bold yazdı:
01 Kas 2018, 22:54
@hoca dehanni : Ben kişinin amacını ve nedenini ayırt edebileceğini düşünüyorum. Bu meseleyi uzatmayacağım, farklı düşünüyoruz.
Zaten neyi neden yapmasının gerekliliğini içselleştirse sormaya ihtiyacı kalmaz. Ayrıca burada teknik olarak sadece fika'ya cevap veriyorsun ancak okuyan yüzlercesi var. Buna göre cevap vermelisin. Örneklerle belirttiğin kısım gereksiz.
Burada yapılan da meseleyi uzatmak değil. Eğer doğrusunu biliyorsan öğretirsin hatalıysan öğrenirsin. Farklı düşünüyoruz diyip geçmek doğru değil.
hoca dehanni adlı üyeye teşekkür etti:
0neofthepeople
Kullanıcı avatarı
0neofthepeople
1. Nesil
Mesajlar: 21
Kayıt: 07 May 2018, 03:01
Teşekkür etti: 54
Teşekkür aldı: 12

#8

Okunmamış mesaj 03 Kas 2018, 06:54

@fika
Öncelikle insanlara akıl vermek gibi bir hastalığının olduğunu farketmen ve bunu bize açman güzel. Bence ilk olarak kendine neden insanlara akıl vermek gibi bir ihtiyacı kendimde hissediyorum diye sormalısın. Atıyorum bilgili bir insan olarak gözükmek ve başkalarını etklilemek isteği olabilir. Sorunun cevabını sen daha iyi bilirsin. Bu şekilde sorunun temeline inip, sorunu temelden çözebilirsin.
''İşin en kötü kısmı da bunun farkında olup istemeyerek bunu sürdürmem.''
Mesela birgün bir arkadaşınla muhabbet ediyosun. Gene herhangi bir konuda istemsiz akıl verdiğini farkettin. Böyle bir durumda arkadaşına. ''Akıl vermiş gibi oldum kusura bakma kanka'' diyerek samimi bir tavır sergiliyerek itirafta bulunabilirsin.
Benim tavsiyem olaraksa: Akıl vermek yerine insanlara sadece istenilen durumlarda tavsiye vermen.

''Farkındalığım şu ki, alfamı görmeye başladıkça azalıyor.''
Sen hastalıklarını farkedip iyileştirdikçe kendi alfa karakterine daha çok yaklaşırsın. Demek istediğim alfanı görmeye odaklanmak yerine- Alfanı görmekten kastının içimizdeki alfa muhabbeti olduğunu düşünüyorum. Hacının bu konudaki açıklamasını alıntılamak istiyorum.
'' başlıkla ilgili. başlıkta içinde alfa olduğundan bahseder. abi içinde bir şey olsa hissetmez misin sence de -organları karıştırmayalım zaten ortalık karışık asdasdasdas-? bu içindeki alfan muhabbeti gerçekten içinde bir alfa olduğu için söylenmiş olabilir mi ya? hay beyninizi kangurular gondiklesin asdasdasdas.''
-kendini iyileştirmeye odaklanırsan zaten kendi alfana daha çok yaklaşacaksın. Alfanı görmekten kastın başka birşey ise bizi aydınlatabilirsin.
Benim bu konuda belirmek istediklerim hemen hemen bunlar.
Kullanıcı avatarı
0neofthepeople
1. Nesil
Mesajlar: 21
Kayıt: 07 May 2018, 03:01
Teşekkür etti: 54
Teşekkür aldı: 12

#9

Okunmamış mesaj 03 Kas 2018, 07:21

@Bold demişki;
- Evet ya da hayır ile cevap verebileceğin soruların ardından herhangi bir açıklama yapma.

Örnek:
S: Bizim evi taşıyacağız da fika akşam üstü yardıma gelsen olur mu?
C: Hayır

Mesela böyle bir durum üzerine düşünelim. Diyelim ki örnekteki ev yardımı isteyen arkadaşla daha 10 dakika önce geçen muhabbette tüm gün boyunca boş oldğunu söylüyorsun. Adam senden 10 dakika sonra yardım istiyor ve pat diye hayır diyosun. Böyle bir durumda boş olduğun halde açıklama yapmadan şartlanmışlıkla hayır diyip geçemezsin. Dedindiğiniz gibi kendi durumunuzun detaylarını kendiniz değerlendirip herhangi bir kalıba girmeden diyalog kurarsınız.

@Bold d bu örneği net cevaplar vermeye alıştırma maksatlı örnek olarak vermiş olabilir ama O veya şu '' tahminimce zaten biliyordur'' demek yerine yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için açıklamakta fayda var. Gereken açıklamayı zaten yapmışsınız, genede eklemek istedim.
Kullanıcı avatarı
olumcul deney
1. Nesil
Mesajlar: 64
Kayıt: 19 Mar 2018, 21:58
Teşekkür etti: 130
Teşekkür aldı: 12

#10

Okunmamış mesaj 24 Kas 2018, 23:47

fika yazdı:
01 Kas 2018, 15:32
Öğretide derinleşmeye ve insanlarla iletişimlerde farkındalığa başlasam da diyaloglarda gereksiz cümleler kuruyorum. Yani, herhangi bir konu da olsa; "bu böyle, şu şöyle" diye gereği olmayan konuşmalarla diyaloğu uzatıyorum. Eski akıl verme hastalığından dolayı devam ediyorum gibi geliyor bana.

İşin en kötü kısmı da bunun farkında olup istemeyerek bunu sürdürmem. Yani çok dikkat etmedikten sonra basıp geçemiyorum. Farkındalığım şu ki, alfamı görmeye başladıkça azalıyor. Benim tahminime göre özümde konuşkan biri olmadığım yönünde. Ters bir paradoks olmasa zaten saha görevlerinde tcma örnekleriyle bunu işlemezdi diye düşünüyorum.

Sizlerin gereksiz konuşmamak adına tavsiyeleri nelerdir?
Kısa ve öz konuşamamaktan bahsetmişsin açıkçası. Bu sıkıntı bende de var..

10 Items or Less filmindeki Morgan Freeman'da alfa rolünü üstleniyor. Ve o adam da "teknik olarak çok konuşuyor". TCMA, buna "İletişim Alfası" diyor kankacım..

Hacı Tyler'in dediğini söyleyerek konuşmayı sonlandırıyorum.

"Eğer içinizde küstahlık yok ise kasmana gerek yok, SENİN ALFANDA küstahlık yoktur."
Cevapla Önceki başlıkSonraki başlık